Sanatçı Manifestosu
Resim üzerine
Benim için resim, bir anlatım biçimi değil; bir his, bir durma ve nefes alma hâlidir.
Tuval, düşüncenin değil sezginin alanıdır.
Doğayı olduğu gibi kopyalamakla ilgilenmem. Onun içindeki devinimi, ritmi ve sürekliliği ararım.
Gördüğümü değil, hissettiğimi resmederim.
Mavi ve yeşil benim için renk değildir; zamanın akışı, yaşamın nefesi ve doğanın iç sesidir. Bu iki renk, çalışmalarımda denge ile hareket arasında bir köprü kurar.
Fırça darbelerim önceden belirlenmiş bir planın sonucu değildir. Bazen suyun sakin yüzeyi gibi dingin, bazen toprağın içinden yükselen bir titreşim gibi yoğundur.
Kontrol ile özgürlük arasındaki bu ince denge, resimlerimin temelini oluşturur.
Kırmızının ve diğer beklenmedik renklerin küçük dokunuşları, hayatın içindeki ani kırılmaları, heyecanları ve sürprizleri temsil eder. Çünkü yaşam, hiçbir zaman tek bir renkten ibaret değildir.
Her tuval, bir anın içindeki sonsuzluğu yakalama çabamdır.
İzleyiciden tek beklentim; resmin karşısında durması, nefes alması ve kendi iç sesini dinlemesidir.
— Ahmet Fitoloğlu