Kırmızı, Fitoloğlu'nun manifestosunda 'hayatın içindeki ani kırılmalar, heyecanlar ve sürprizler' olarak tanımlanır — genellikle küçük bir dokunuş olması beklenir. Ama bu eserde kırmızı merkeze alınmıştır, bütün zemin bir yangındır. Sanki sanatçı kendi prensibini kırmak, istisnayı kural yapmak istemiş: eğer her şeyin içinde bir yerde bir kırılma varsa, ya bütünüyle kırılma üzerine kurulu bir resim nasıl olur? Figürler siyah silüetler hâlinde kırmızının içinden yükselir; bunlar bir korku filminden değil, manifestonun 'titreşim' metaforundan çıkmış figürlerdir. Eser, koleksiyonun en güçlü duygusal anlarından birini taşır.
kırmızısoyutfigürenerjidışavurumcu