Bu eser, Fitoloğlu'nun sanatsal felsefesinin özünü taşır: figür ile soyutlamanın arasında değil, tam da ikisinin aynı anda geçerli olduğu eşikte yapılmış bir resim. Pek çok figürü sayabilir ama sınırlarını tam olarak gösteremezsiniz; bir yüz öbürüne akar, bir gövde diğerinin dokusuna geçer. Turkuaz ve turuncunun karşıtlığı, resme bir hareket veren sinirsel titreşim gibi çalışır. 'Her tuval, bir anın içindeki sonsuzluğu yakalama çabamdır' der sanatçı manifestosunda — bu eserde o bir an, bir kalabalığın aynı anda hem çoğul hem tekil oluşudur. Orta ölçekteki bu eser, koleksiyonun içinde sanatçının dil kuruşunu en açık gösteren örneklerden.
soyutfigürgrupdışavurumcukalabalık